Dünyada Toyota
TMC bir yana, Kiichiro Toyoda’nın bıraktığı en önemli miras Toyota Üretim Sistemi'dir.
Bir yandan mümkün olan en yüksek kalite ve güvenilirlik düzeyini sağlarken, diğer yandan da daha azla daha fazlasını yapma gereksiniminden hareket eden Kiichiro, "tam zamanında" felsefesini yaratmakla kalmayarak, onu mükemmelleştirdi.
Bu sayede şirket, ara stok miktarını azaltırken, yalnızca sipariş verilmiş birimleri tam gerekli miktarda ve asgari israfla, son derece verimli bir şekilde üretmeye başladı. Bu yaklaşım, çevre ve insanlara sürekli saygı felsefesiyle birlikte şirketin gelişiminde kilit bir rol oynadı. Sürekli gelişime, çalışan bağlılığının değerine ve üstün kaliteye büyük önem veren Toyota Üretim Sistemi, zamanla global otomotiv endüstrisince örnek alınacak bir model olarak görülmeye başladı.
İkinci Dünya Savaşı sonrası Japonya'da yaşanan endüstriyel çöküşün küllerinden doğan Toyota, iç pazarın yüzde 40'ından fazlasına ulaşarak, ülkenin en büyük otomobil üreticisi haline geldi. 1980 yılında üretim bandından 30 milyonuncu aracını çıkaran Toyota'nın toplam üretimi yüzyıl sonunda 100 milyon adede ulaştı.
Toyota, Japonya dışında yabancı pazarlara ilk olarak 1950'lerde girmeye başladı. İlk Toyota Crown modelleri ABD'ye 1957'de ulaştı ve 1965 itibarıyla, Toyota Corolla gibi otomobillerle gelişen müşteri hizmetleri, müşteri memnuniyeti ve satış rakamları sayesinde, Toyota Amerikan otomobil üreticileriyle rekabet etmeye başladı. 2004 yılında ABD'de 1,4 milyon araç ve 1,3 milyon motor üretilirken, 2 milyon Toyota aracı satıldı.
