Yeşil Teknolojiler

Benzinli ve dizel motorlar her ne kadar son derece verimli olsalar da, bu performanslarının bir bedeli vardır. Atmosferi kirleten ve daha uzun vadede iklim değişikliklerine yola açabilecek CO2 ve diğer gazların ve partiküllerin salınmasından sorumludurlar. Toyota, bu nedenle emisyonları çok daha düşük düzeylere indiren teknolojiler geliştirmeye odaklanmıştır.

Benzinli ve dizel motorlar, önümüzdeki yıllarda büyük olasılıkla otomotiv gücünün ana kaynağını oluşturmaya devam edeceğinden, bu teknolojilerin çevreye etkilerini azaltmak için büyük bir çaba harcanmaktadır.

Örneğin, Toyota benzinli ve dizel motorların nasıl daha verimli yakıt yakarak CO2 ve benzeri istenmeyen emisyonları daha az üretebileceğini belirlemek için içten yanmalı motorların yapısını baştan aşağı gözden geçirdi.

Bu çalışma, motor içinde gelişmiş çözümler kullanarak yakıt ve sürüş işlemlerini iyileştiren entegre akıllı teknolojilerin geliştirilmesine yol açtı. Bu teknolojilerden biri, benzeri benzinli motorlardan daha az yakıt tüketen ve daha az karbondioksit, nitrojen oksit ve hidrokarbon üreten, Akıllı Değişken Supap Zamanlaması (VVT-i) teknolojisidir.

Bir başkası da, daha verimli yanma ve daha fazla yakıt tasarrufu sağlamak için belirli miktarda yakıtın yanma odasına doğrudan enjekte edilmesini sağlayan (known as D-4D), Common Rail Dizel teknolojisidir. Bu her iki teknoloji de, egzoz emisyonlarındaki CO2 düzeyinin azaltılmasına yardımcı olmaktadır.

Toyota, alternatif güç kaynaklarından güç alan motorların geliştirilmesinde önemli ilerlemeler kaydetmiştir. En çok umut vaat eden yaklaşımlardan birisi, iki farklı güç kaynağını tek bir sistemde birleştirerek, her iki kaynağın da performans potansiyelinden faydalanmayı esas almaktır. Hibrid teknolojisi adı verilen bu yaklaşım, Toyota'nın çevre dostu araçlar üretme hedefi doğrultusunda en çok umut vaat eden geliştirme alanlarından biridir.